ENDOMETRİOZİS KADINLARIN YAŞAM KALİTESİNİ DERİNDEN ETKİLİYOR

ENDOMETRİOZİS KADINLARIN YAŞAM KALİTESİNİ DERİNDEN ETKİLİYOR

ENDOMETRİOZİS KADINLARIN YAŞAM KALİTESİNİ DERİNDEN ETKİLİYOR

 

Dünyada yaklaşık 200 milyon kadını etkileyen endometriozis, kadınlarda infertilite olarak bilinen kısırlığın önemli nedenleri arasında yer alıyor. Genellikle geç teşhis edildiği için sinsi ilerleyen hastalık; artan ağrı, organ tutulumları ve doğurganlık sorunlarıyla kadınların günlük yaşamını olumsuz etkileyebiliyor. Medicana Sağlık Grubu Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Op. Dr. Murat Koç, endometriozisin yalnızca jinekolojik bir hastalık değil, kadınların yaşam kalitesini çok yönlü etkileyen kronik bir sağlık sorunu olduğunu belirtti.

 

Endometriozisin doğurganlık çağındaki kadınların yaklaşık yüzde 20-30’unu etkilediğine dikkat çeken Medicana International İstanbul Hastanesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Op. Dr. Murat Koç, “çoğu zaman sadece adet sancısı olarak değerlendirilen bu tablonun aslında kariyer, sosyal yaşam ve evlilik ilişkilerini derinden etkileyen kronik bir hastalıktır. Endometriozis uzun süre göz ardı edildiğinde organ tutulumlarına, şiddetli ağrıya ve infertilitiye neden olmaktadır. Erken tanı ve doğru tedavi planlamasının hastalığın yönetiminde kritik rol oynmaktadır.” dedi.

 

“Sadece adet sancısı” olarak görülmemeli

Toplumda en sık yapılan hatalardan birinin şiddetli adet ağrılarının normal kabul edilmesi olduğunu belirten Medicana International İstanbul Hastanesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Op. Dr. Murat Koç, endometriozis kaynaklı ağrılar günlük yaşamı durdurabilecek şiddetlere çıkabilmektedir. Bayılmaya, acil servis başvurularına ve vücudun farklı bölgelerine yayılan kronik ağrıya yol açabilen bu durum rahim dışında büyüyen endometrial dokuların oluşturduğu kronik inflamasyon ve fonksiyon kaybıyla ilişkili şiddetli ağrı yaşayan kadınların vakit kaybetmeden uzman değerlendirmesinden geçmesi gerekiyor” şeklinde konuştu.

 

“Çikolata kisti” doğurganlığı etkileyebiliyor

Halk arasında “çikolata kisti” olarak bilinen endometriomaların, yumurtalık içinde eski kanın birikmesiyle oluştuğunu belirten Op. Dr. Murat Koç, bu kistlerdir infertilitenin en yaygın nedenlerinden biridir. Özellikle 3 santimetreden büyük kistler tüp bebek başarısını azaltıp, yumurtalık rezervini olumsuz etkilemektedir. Erken tanı ve doğru cerrahi planlaması doğurganlığın korunmasında önemli yere sahiptir.

 

Derin tutulumlu endometriozis organlara zarar verebilir

Derin infiltratif endometriozis vakalarında mesane, bağırsaklar ve sinir dokularının etkilenebildiğini vurgulayan Op. Dr. Murat Koç, bu durum şiddetli ağrı, kanama, fonksiyon kaybı ve ilerleyen dönemlerde organ hasarına neden olur. Bu tür vakalarda laparoskopik veya robotik cerrahi yöntemlerle endometriozis odaklarının çıkarılmaktadır. Deneyimli ekipler tarafından yapılan cerrahilerin ağrının azaltılması, organ fonksiyonlarının korunması ve nüks riskinin düşürülmesi açısından büyük önem taşıdığını aktardı.

 

Endometriozis ve kanser riski yakından takip edilmeli

Endometriozisli kadınlarda bazı kanser türlerine yakalanma riskinin normal popülasyona göre daha yüksek olabildiğini belirten Op. Dr. Murat Koç, yumurtalık kanseri riski yaklaşık dört kat, rahim kanseri riskinin ise 2,5 kat artabilmektedir. Bu nedenle düzenli kontroller ve taramaların ihmal edilmemesi gerekir. Erken tanının hem yaşam kalitesi hem de uzun vadeli sağlık açısından büyük önem taşıdığını ifade etti.

 

Yaşam tarzı düzenlemeleri tedaviye destek sağlıyor

Endometriozis tedavisinde cerrahi ve medikal yöntemlerin yanı sıra yaşam tarzı düzenlemelerinin de önemli rol oynadığını belirten Op. Dr. Murat Koç, anti-inflamatuar beslenme, düzenli egzersiz, stres yönetimi ve uzman kontrolünde kullanılan destekler ağrı yönetiminde etkilidir. Endometriozis yalnızca cerrahiyle tamamen ortadan kalkabilen bir hastalık değildir. Tedavi sonrası nükslerin önlenmesi için uzun vadeli planlama gerekir, multidisipliner yaklaşımla hastaların yaşam kalitesinin belirgin şekilde artırılabilir” diyerek sözlerini tamamladı.