Erken yaşta sosyal sorumluluk, kalıcı davranışa dönüşüyor

Erken yaşta sosyal sorumluluk, kalıcı davranışa dönüşüyor

Erken yaşta sosyal sorumluluk, kalıcı davranışa dönüşüyor

Dr. Gökhan Gündoğdu: “Sosyal sorumluluk, ilkokul ve ortaokulda karakteri inşa eder; eğitimi güçlendirir”

Gündoğdu Vakfı Başkanı Dr. Gökhan Gündoğdu, öğrencilerin sosyal sorumluluk projelerinde yer almasının eğitim-öğretim sürecine doğrudan katkı sunduğunu belirterek, bu çalışmaların özellikle ilkokul ve ortaokul döneminde yapılmasının değerler eğitimi, akademik motivasyon ve sosyal-duygusal gelişim açısından kritik olduğunu vurguladı.


Gündoğdu Vakfı Başkanı Dr. Gökhan Gündoğdu, sosyal sorumluluk projelerinin yalnızca gönüllülük faaliyeti olarak görülmemesi gerektiğini ifade ederek, “Bu çalışmalar öğrencilerin sınıf içinde öğrendiklerini hayata taşıdığı, sahada gözlem yaptığı, ihtiyaç analizi gerçekleştirdiği ve çözüm ürettiği güçlü bir öğrenme alanıdır. Öğrenme, ezberden çıkar; kalıcı bir beceriye ve anlamlı bir deneyime dönüşür” dedi.

“İlkokul ve ortaokul, değerlerin temellendiği kritik dönem”

İlkokul ve ortaokul yıllarının karakter gelişimi ve değerler eğitimi bakımından belirleyici olduğunu belirten Dr. Gündoğdu, erken yaşta kazanılan sosyal sorumluluk deneyiminin davranışa dönüştüğüne dikkat çekti. Dr. Gündoğdu, “Paylaşma, dayanışma, saygı, çevre bilinci gibi değerler bu dönemde yalnızca anlatılarak değil; yaşayarak öğrenildiğinde kalıcı hale gelir. Erken yaşta sosyal sorumlulukla tanışan çocuklarda ‘seyirci kalma’ azalır, inisiyatif alma ve çözüm üretme eğilimi güçlenir” ifadelerini kullandı.

Sorumluluk ve özdisiplin gelişiyor

Dr. Gündoğdu, proje takvimine uyma, görev takibi, ekip içinde rol alma ve işi sonuçlandırma gibi süreçlerin öğrencilerde sorumluluk duygusunu güçlendirdiğini belirtti. “Bu alışkanlıklar ilkokul ve ortaokulda kazanıldığında, öğrencinin akademik yaşamına uzun vadede olumlu yansıyor” dedi.

Sosyal-duygusal beceriler güçleniyor

Sosyal sorumluluk çalışmalarının empati, iletişim, duygu yönetimi ve çatışma çözme gibi sosyal-duygusal öğrenme (SEL) becerilerini doğal biçimde geliştirdiğine dikkat çeken Dr. Gündoğdu, bunun okul iklimine de olumlu yansıdığını vurguladı. “Akran ilişkilerinde yapıcı iletişim artıyor, aidiyet güçleniyor, sınıf içi davranışlar olumlu yönde değişiyor” değerlendirmesinde bulundu.

Problem çözme ve eleştirel düşünme pekişiyor

Projelerin öğrenciyi “sorunu fark eden” konumundan “çözüm üreten” konumuna taşıdığını belirten Dr. Gündoğdu, “Öğrenci, ihtiyacı tanımlar; neden-sonuç ilişkisi kurar, kaynak planlar ve uygulamayı değerlendirir. Bu süreç, derslerde hedeflenen üst düzey düşünme becerilerini sahada pekiştirir” diye konuştu.

Özgüven ve motivasyon artıyor

Öğrencinin yaptığı çalışmanın karşılığını görmesinin “Ben değiştirebilirim” duygusunu güçlendirdiğini kaydeden Dr. Gündoğdu, sosyal sorumluluk projelerinin öğrencinin okula aidiyetini ve öğrenme motivasyonunu artırdığını ifade etti.

“Dijital çağda değerler bilgiyle değil, deneyimle güçlenir”

Günümüzde çocukların yoğun bilgi akışıyla karşı karşıya kaldığını belirten Dr. Gündoğdu, “Değerler ve toplumsal duyarlılık yalnızca bilgiyle değil; deneyimle gelişir. Sosyal sorumluluk projeleri, çocukların ekran dışındaki dünyayla bağ kurmasını ve toplumsal sorunlara gerçekçi çözümler geliştirmesini sağlar” dedi.

Sonuç: “Daha duyarlı ve üretken nesiller için güçlü bir eğitim bileşeni”

Açıklamasının sonunda sosyal sorumluluk projelerinin öğrenciyi sadece akademik açıdan değil, yaşam becerileri açısından da güçlendirdiğini vurgulayan Gündoğdu Vakfı Başkanı Dr. Gökhan Gündoğdu, şu değerlendirmeyi yaptı:
“Sosyal sorumluluk projeleri; sorumluluk alan, empati kuran, iş birliği yapan ve çözüm üreten bireyler yetiştirmenin etkili yollarından biridir. Bu çalışmaların ilkokul ve ortaokul düzeyinde sistemli biçimde desteklenmesi; değerler eğitimini güçlendirir, okul iklimini iyileştirir ve öğrencilerin eğitim-öğretim hayatında kalıcı, pozitif etkiler oluşturur.”