Mustafa BALBAY


Bir şey yapmalı... Derken boykot!

Bir şey yapmalı... Derken boykot!


 

1880’de İngiltere’de köylüler zor duruma düşünce toprak sahiplerinden indirim rica ederler. Ne toprak sahipleri aldırır ne temsilcileri. En çok kâhya Charles Boycott adlı kibirli kişi köylülerin karşısına çıkar. Bütün istemleri reddeder. Bunun üzerine köylüler, Boycott Beyefendi’yi yalnızlaştırma, onunla selamı sabahı kesme, onunla bağlantılı yerlerde olmama kararı alır.

 

 

Yöntem tutar.

 

Sonraki yıllarda politik, ekonomik, sosyal, çevresel amaçlı sesini, tercihini duyurmak isteyen sessiz çoğunluk bu yönteme başvurdu, adı da “boykot” oldu.

 

Amerika’da siyah-beyaz ayrımına karşı mücadeleden Almanya’da Nazilere karşı duruşa, Gandi’nin İngiliz mallarını listelemesinden Desmond Tutu’nun yeryüzünün sağlığı için karbona karşı duyarlılığına kadar dünyada ses getiren boykotlar oldu.

 

***

 

Ülkemizde sıcak gündemin başında, CHP Genel Başkanı Özgür Özel’in Saraçhane sürecinde gençlerle diyalog kurarak Maltepe’de canlı yayın akışını kontrol ederek yaptığı boykot listesi geliyor. Buna 2 Nisan’da hiç alışveriş yapmama eylemi eklendi.

 

Durumun özeti şu:

 

Boykot tuttu!

 

Bunun birinci göstergesi iktidardaki telaş. Önceki akşam iktidar medyasında bakanlar geçidi vardı. Her biri 2 Nisan günü neden alışveriş yapmak gerektiğini anlatıyordu.

 

İkinci göstergesi dünkü çarşı pazar. Ankara’da alışveriş yaptığımız market yöneticilerine sorduk, katılımın çok yüksek olduğunu söylediler. Boykot listesindeki ürün ve hizmetlerdeki genel düşüşün de yüzde 60 civarında olduğunu vurguladılar.

 

AdMDM Deutsche Münze

Ein Meisterstück zu Ehren der Himmelsscheibe von Nebra

Halten Sie ein Stück vom Himmel in den Händen

Seien Sie schell: Diese Prägung ist streng limitiert

Boykotun tutmasının başlıca nedeni de İmamoğlu’nun ardından gençlerin de tutuklanmasıyla birlikte bardağın taşması. Son nedenin altını üstünü dolduran pek çok neden var!

 

Yakın geçmişte Erdoğan’ın da son çare olarak başvurduğu boykot hâlâ belleklerde. 2008’de Doğan grubunun yayın organlarını evinize sokmayın demişti. 6 Ocak 2025’te, yani daha üç ay önce 86 milyon yurttaşa, “Pahalı bulduğunuz malları boykot edin. Gücünüzü gösterin” demişti.

 

Şimdi nedeni farklı olsa da benzer eylemi toplum yapınca suç!

 

Boykot son derece pasif bir eylem. Belki de dünyanın en pasif eylemi. Bir şey yapmak değil, yapmamak üzerine kurulu! Bazen en pasif duruş bile en etkili vuruşa dönüşebilir.

 

Üretimden gelen güç kadar tüketimden gelen güç de önemli.

 

***

 

İmamoğlu operasyonu iki büyük tsunami, yani liman dalgası yarattı:

 

Dipten gelen dalga.

 

Ekonomiden gelen dalga.

 

Dipten gelen dalgayı dün konu ettik. Boykot, her iki dalganın da çarpanından oluşuyor.

 

Bir bütün olarak baktığımızda toplumsal uyanış pek çok analize, öngörüye gebe. Eğer bu uyanış kalıcı bir siyasal sonuç vermezse kimi ülkeler için kullanılan “Muhalif kesimlerin iktidarı değiştirme düşüncesini, umudunu kaybetmesi” tehlikesini beraberinde getirir.

 

 

Çok olmak değil mesele, gücünü göstermek! Gücünüzü sonuç alıcı biçimde kullanamazsanız o güç, güç değildir. Tıpkı kullanılmayan özgürlüğün bir anlam ifade etmemesi gibi.

 

Toplum, gücünü kullanmaya başladı. Bu güç, provokasyonlara izin vermeden, toplumsal meşruiyeti koruyarak devam etmeli.

 

Yeryüzündeki en büyük israf, kullanılmayan güçtür!

 

Yok öyle, beş yılda bir oy ver, sonra koyver!

 

Bir şey yapmalı, bir şey yapmalı derken toplum boykota sarıldı. İktidar boykotun tutmasının nedenlerini anlamaya çalışmak yerine, CHP’ye saldırmaya devam ettikçe...

 

Boykot, Cumhur İttifakı’na oy vermemeye kadar gidecek!