Mustafa BALBAY


İmamoğlu ile 45 dakika...

İmamoğlu ile 45 dakika...


İmamoğlu ile 45 dakika...

 

Önceki gün öğle saatlerinde İstanbul Belediye başkanı ve CHP’nin cumhurbaşkanı adayı Ekrem İmamoğlu ile tutuklu bulunduğu Silivri’deki Marmara Ceza İnfaz Kurumu içinde yer alan 9. nolu cezaevinde görüştük.

 

 

Yıllar sonra ziyaretçi olarak gittik ama her şey tanıdıktı. Göz tarama işleminden, üzerimizdeki bütün cisimleri çıkarıp ince aramadan sonra ikinci göz tarama ile tek kişilik geçime uygun yüksek, kalın demirli turnikeden geçtik, görüş bölümüne geldik.

 

İmamoğlu’nun ziyaretçisi çok olduğu için avukat görüş bölümünde de bir oda ayırmışlar. Yan yana odaların her biri beşer metrekarelik. Aramızda yarım metre kadar genişliğinde, bir metre yüksekliğinde üzeri ahşap kaplama duvar var. Karşılaşınca miting alanını selamlar gibi iki ellerini açtı, kucaklaştık. Koyu renk gömlek üzerine yelekle günlük çalışma temposu içindeydi.

 

***

 

Görüş günümüzde CHP’nin olağanüstü kurultayına 3 gün vardı. İmamoğlu’nun ana gündemi buydu. Düşüncelerinin ayrıntılarını dünkü Cumhuriyet’te aktardık; Özgür Özel’e tam destek, kucaklayıcı, birleştirici bir yönetim listesi... 6 Nisan kurultayını dört sözcüğe indirmek gerekirse, İmamoğlu’nun bakışı şu:

 

“Yarış değil, barış kurultayı!”

 

Kurultaya niçin gidildiğini kimsenin akıldan çıkarmaması gerektiğini özellikle vurguladı.

 

45 dakikalık görüşmede, unuttuğumuz olursa telefonla soracak bir durum olmadığı için listelediğimiz 15 konunun hepsini konuştuk. Her şeyden önce kararlılığında, başarıya gidecek bir mücadeleye katılma iradesinde hiçbir titreme yok. Hapisteki bir kişiye sorulabilecek en zor soruyu şöyle yönelttik:

 

Berlin: GEERS sucht 700 Testhörer für Hörgeräte ohne Zuzahlung

GEERS

- Buradan çıkış için kafanızda bir takvimleme var mı?

 

“Özgürlük mücadelesi gün, ay hesabıyla yapılmaz” dedi, devam etti:

 

“Böyle bir zamanlama beklentisi insanı yorar. Ona hiç gerek yok. Tutukluluğumun üçüncü gününde sizin Cumhuriyet’te yazdığınız mektubu okudum. Havalandırma genişliğini 5 adıma 14 adım yazmışsınız. Ben o duvara bakınca duvar görmüyorum, ufku görüyorum. Ben nerede olursam olayım, CHP’deki değişimden sonra Türkiye’deki değişimin de gerçekleşmesinde rolüm olacak. Birincilik gençlerin ama...”

 

“Burun sızlatan” konulara fazla girmeden, hafif dokunduk, şöyle dedi:

 

“Anadolu insanıyız. Ailemiz elbette çok önemli. Burada o hasreti yaşayacağız ama Dilek mücadeleci bir kadındır.”

 

İktidar ve medyasının, “Şu kadar gün sonra unutulur” gibi yorumları olmuştu. Bu konuda yanıldıklarını vurgularken sözü ağzımızdan aldı:

 

“Unutulma ne kelime, biz burada unutulmaz bir mücadele, dayanışma, milletle bütünleşme ruhu sergileyeceğiz.”

 

İmamoğlu, soruşturmaların içinin boş olduğunu, bir belediye başkanın çalışma arkadaşlarından, olağan faaliyetlerinden suç örgütü yaratıldığını vurgulayıp durumu şöyle özetledi:

 

“Beni tutukladılar, şimdi turp arıyorlar!”

 

***

 

Yan yana görüşme bölmelerinde kimsesizlerin avukatı, TİP Hatay Milletvekili Can Atalay’la kurallar çerçevesinde el sıkımı selamlaştık. Bir etkinlikten az önce gelmiş gibiydi. Şişli Belediye Başkanı Resul Emrah Şahan dimdik, sıcak gülüşüyle selamladı, “Bu da geçecek” diye seslendi. Ayşe Barım iki avukatla görüşürken iki elimizi uzatıp ayaküstü selamlaştık, “Hayatın gerçekleri senaryoları da aşıyor, geçer bu günler” cümlesini diyebildik.

 

 

Farklı müvekkiller için gelen avukatların hemen tümü İmamoğlu ile de görüşmeye çalışıyordu.

 

İmamoğlu 6 Nisan sonrası yeni bir çalışma takvimine hazırlanıyor.

 

Ayrılırken kendisine Napolyon’un bir sözünü armağan ettik:

 

“Yeryüzünde taklit edilemeyen tek şey, cesarettir.”

 

İmamoğlu cesaretine cesaret ekleyip geleceğe bakıyor!