Prof.Dr.Esfender KORKMAZ


Kuru artık tutamayacaklar

Kuru artık tutamayacaklar


Ekonomi yönetimi ve Merkez Bankası, kurları düşük tutmak için bankalara baskı yapıyor, MB ve Kamu bankaları döviz satıyor. Döviz bulmak için dünya ortalamasından daha yüksek faiz ödüyoruz. Türkiye’nin beş yıllık tahvillerinde iflas risk pirimi 238 dir. Dünya libor faizi ile borçlanırken, biz ve az sayıda bazı ülke, libor artı CDS oranı kadar faiz veriyoruz.

Bundan sonra MB’nın kurları kontrol etmesi çok zor olacak. Nedenlerine gelince;

  1. Hükümetin dış açıklar için rasyonel bir teşhisi ve bağlı olarak bir ticaret politikası yoktur.

Bu güne kadar ihracat uçtu -kaçtı denildi. Ama dış ticaret açıkları devam ediyor. 2003 ile 2026 Şubat dahil, 22 yıl 2 ayda 1 trilyon 122 milyar 413 milyon dolar dış ticaret açığı verdik. Dile kolay.

Ticaret Bakanı Ocak-Şubat iki aylık dış ticaret verilerini açıklarken, en fazla ihracat yaptığımız ülke Almanya dedi ve fakat bakanlık verilerinde yer aldığı halde en fazla ithalat yaptığımız ülkeyi açıklamadı. Gerçekte ise Ocak-Şubat iki ayda Çin’den ithalatımız 8 milyar 400 milyon dolar buna karşılık Çin’e ihracatımız ise bunun yüzde 7,5’i kadar, 627 milyon dolardır. Dış ticaret açığımızın her zaman yarısını Çin’e karşı veriyoruz. Çin’den ucuz ithalat kısa dönemde enflasyonu düşürür ve fakat yüksek dış açıkların etkisi ekonomiye her açıdan bozucu etki yapar. Çin’den ithalat içerde üretimi de engelledi.

Dahası, dış açıklarda altın ve enerji suçlanıyor, ama sanki bunların ithalatında açığı etkilemeyen alternatifleri de var gibi anlatılıyor. Bunların ithalatı da dövizle yapılmıyor ve biz fiilen döviz ödüyoruz. Açık veriyoruz.

Dış açıkların bir nedeni de üretimde ithal girdi payının yüksek olmasıdır. İthal girdi payını düşürmek için Çin gibi ülkelere kota getirmek ve ithal girdileri yüksek teşvikler vererek içerde üretmek gerekir. Ama Hükümet bunları yapmıyor? Neden yapmıyor?

Hükümet, MB ve Kamu Bankaları döviz satarak kurları düşük tuttu. Bu köşede, 2003 baz yılına göre, eğer TL enflasyonu (İTO geçinme endeksi ) eksi dolar enflasyonu olarak hesap edersek, 2025 sonu dolar kurunun 53 lira olacağını hesaplamıştım. Şubat sonuna güncellersek, bir doların 56 lira 70 kuruş olması gerekir. Oysaki dün dolar kuru 43,97 idi. Bu nedenle piyasa kura artış yönünde baskı yapıyor.

  1. Jeopolitik Risk arttı. Sıcak para çıkışı yaşarız.

ABD-İsrail -İran savaşı, ekonomide bölge ülkesi olarak bizi de etkiler. Savaşın Türkiye ile doğrudan ilgisi yok, ama bölge ülkesi olması bakımından yabancı yatırım sermaye girişini olumsuz etkileyecektir. Ayrıca sıcak para çıkışına da neden olacaktır. Bu durumda döviz ihtiyacı artar ve kurlar artar.

Yine petrol fiyatlarının artması hem her alanda fiyat artışı demektir , hem de cari açık artar. Yabancı sermaye gelmeyince, cari açık pahalı dış borçla kapatılacaktır. Ayrıca dış açıklar döviz ihtiyacı demektir.

Bankaların ve özel sektörün bir yıl içinde ödemeleri gereken kısa vadeli ve vadesi gelmiş dış borçlar içinde döviz talebi artacaktır.

Netice olarak; Hükümet eğer önlem alırsa kurlarda yumuşak artış olur, yok bu günkü bakışı devam ederse, kurlar sert bir şekilde artar, yani yeni bir kur şoku yaşarız!.

 

Arslan BULUT(Yeniçağ)