Tepebaşı Belediye Başkanı, 18 Mart'ın yalnızca bir zaferin yıl dönümü olmadığını, bu toprakların hangi fedakârlıklarla vatan kılındığını hatırlatan ve millet olma bilincini derinden hissettiren çok özel bir gün olduğunu ifade etti. Çanakkale'de yazılan destanın, milletin bağımsızlık uğruna neleri göze alabileceğinin, inancın, cesaretin ve dayanışmanın tarihe kazınmış en güçlü örneklerinden biri olduğunu belirtti.
Çanakkale'yi geçilmez yapanın, vatan sevgisiyle çarpan yürekler, bir milletin ortak vicdanı ve bağımsızlığı koruma kararlılığı olduğu vurgulandı.
Bu büyük destanın ardında, geride ailelerini bırakarak cepheye koşan ve canını ortaya koyan kahramanların olduğu kaydedildi. Bugünkü en büyük sorumluluğun, onların emaneti olan ülkeye sahip çıkmak, birlik ve beraberliği korumak; barışın, kardeşliğin ve insan hayatının değerini her koşulda yüceltmek olduğu ifade edildi.
Aziz şehitlerin fedakârlığının, sadece geçmişin şerefli bir hatırası değil; bugünü ve yarını aydınlatan en güçlü miras olduğu belirtildi. Onların uğruna can verdiği topraklarda, daha adil, huzurlu ve dayanışmacı bir toplum inşa etmenin ortak görev olduğu dile getirildi.
Şehitleri anmanın en anlamlı yolunun, onların bıraktığı vatanı sevgiyle, emekle ve büyük bir sorumluluk duygusuyla yaşatmak olduğu vurgulandı.
Başta Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşları olmak üzere, Çanakkale'de ve vatan savunmasının her cephesinde canlarını feda eden tüm aziz şehitler rahmet, minnet ve saygıyla anıldı; kahraman gazilere şükranlar sunuldu.
Ruhları şad, mekânları cennet olsun.