Bağımsız Emekliler Sendikası (BES-SEN) Genel Başkanı Mehmet Öztürk yaptığı basın açıklamasında yetkilileri uyardı ve emeklilerin hak mücadelesinin kararlılıkla süreceğini vurguladı.

Açıklamada, Türkiye’de emeklilerin ömür boyu ödedikleri primler, harcadıkları emek ve milli gelire kattıkları değere rağmen açlık ve sefaletle karşı karşıya bırakıldığı ifade edildi. TÜRK-İŞ’in Ocak 2026 verilerine göre dört kişilik bir ailenin sağlıklı ve dengeli beslenebilmesi için yapması gereken aylık gıda harcaması (açlık sınırı) 31.224 TL’yi aşmıştır. Yoksulluk sınırı ise 101.705 TL’nin üzerine çıkmıştır. Buna karşılık en düşük emekli aylığı yalnızca 20.000 TL seviyesindedir. Bu rakam, açlık sınırının yaklaşık 11.000 TL altında, yoksulluk sınırının ise çok gerisindedir.
Milyonlarca emekli; elektrik, su, doğalgaz, kira, ilaç ve temel gıda ihtiyaçlarını karşılayamaz hale gelmiştir. Bu tablo tesadüf değildir. Bu durum, bilinçli tercihlerle uygulanan emek karşıtı politikaların sonucudur.
Prim bizden, emek bizden, üretim bizden; ancak yoksulluk ve sefalet neden hep bizim payımıza düşüyor?
Bizler yıllarca bu ülkenin ekonomik çarklarını döndürenler olarak artık hayatta kalma mücadelesi vermeye mahkûm edilmeyi kabul etmiyoruz. Bağımsız Emekliler Sendikası olarak taleplerimiz nettir ve ertelenemez:
Tüm emeklilerin kök aylıklarına derhal 40.000 TL seyyanen zam yapılmalıdır.
Emekli maaşları açlık sınırının üzerine çıkarılmalıdır.
“Kök maaş” uygulamasındaki adaletsizlik ortadan kaldırılmalıdır.
Eşit işe eşit ücret ve eşit prime eşit emekli maaşı ilkesi hayata geçirilmelidir.
Emekli maaşları arasındaki uçurum giderilmelidir.
Emekliler açlığa ve sefalete terk edilmemelidir. Bu, sosyal devlet ilkesinin gereğidir.
Haklarımızı alana kadar mücadelemizi sürdüreceğimizi, demokratik kitle örgütleriyle dayanışma içinde olacağımızı kamuoyuna saygıyla duyururuz.