Türkiye’de liderlerin %70’i İK’nın büyük dönüşüm programlarına liderlik edebileceğine inanıyor
Türkiye’de liderlerin %70’i İK’nın büyük dönüşüm programlarına liderlik edebileceğine inanıyor
Boston Consulting Group (BCG) ve World Federation of People Management Associations (WFPMA) tarafından yayımlanan, Türkiye verileri PERYÖN öncülüğünde derlenen “Creating People Advantage 2026: Four Power Moves for the CHRO” raporu yayınlandı. Rapora göre, Türkiye’de liderlerin %70’i İK’nın büyük dönüşüm programlarına liderlik edebileceğine inanıyor.
İnsan kaynakları (İK) fonksiyonu küresel ölçekte stratejik konumunu güçlendiriyor. Boston Consulting Group (BCG) ve World Federation of People Management Associations (WFPMA) tarafından yayımlanan, Türkiye verileri PERYÖN (Türkiye İnsan Yönetimi Derneği) öncülüğünde derlenen ‘Creating People Advantage 2026: Four Power Moves for the CHRO" raporuna göre, üst düzey yöneticilerin yüzde 65’i İK’yı şirketler için kilit bir iş ortağı ve dönüşüm sağlayıcısı olarak görüyor. Türkiye’de ise bu oran yüzde 70’e ulaşıyor. 115 ülkeden 7.000’den fazla İK ve iş liderinin katılımıyla hazırlanan rapor, 25 sektörde 28 insan kaynakları ve yetenek yönetimi başlığını gelecekteki önem ve mevcut yetkinlik açısından değerlendiriyor. 2009 yılından bu yana yayımlanan küresel araştırma serisi, CHRO’ların önceliklerini ve insan yönetimindeki dönüşüm alanlarını ortaya koymayı amaçlıyor. Araştırma kapsamında Türkiye’den de 127 üst düzey yönetici görüş bildirdi.
Dr. Eylem Derya Özgür: ‘Türkiyede İK’nın dönüşüm programlarına liderlik etme potansiyeli yüksek’
PERYÖN Yönetim Kurulu Başkanı Dr. Eylem Derya Özgür, rapora ilişkin yaptığı açıklamada şunlara değindi: “İnsan kaynakları artık organizasyonun stratejik ortağı olmanın ötesinde, doğrudan iş değerini şekillendiren ve dönüşümü yöneten bir güç merkezi haline geliyor. Türkiye’de bu dönüşüm için hem farkındalık hem de liderlik cesareti yüksek. Ancak asıl farkı yaratacak olan; yetkinlik bazlı yaklaşımları, yapay zekâ destekli karar mekanizmalarını ve dönüşüm programlarını disiplinli bir uygulama modeliyle hayata geçirebilmek. Önümüzdeki dönemde İK’nın başarısı, yalnızca doğru öncelikleri belirlemekle değil, bu öncelikleri organizasyon genelinde ölçekleyebilme kapasitesiyle ölçülecek.”
Şirketlerin yalnızca %38’ine göre üretken yapay zeka yüksek derecede kritik
Rapor ayrıca yapay zekâ ve dijital dönüşümün İK gündemindeki artan rolünü ortaya koyuyor. Küresel olarak şirketlerin yaklaşık yüzde 70’i üretken yapay zekâ kullandığını belirtirken, yalnızca yüzde 38’i bu teknolojiyi bugün organizasyonları için yüksek derecede kritik görüyor. Katılımcıların yüzde 51’i ise veri gizliliği ve uyum konularını en büyük engel olarak gösteriyor. Bu tablo, yapay zekâ kullanımının yaygınlaştığını ancak henüz ölçülebilir iş sonuçlarına dönüşmesinde sınırlı kaldığını gösteriyor. Türkiye’de de benzer şekilde, bu teknolojilerden değer yaratmak için veri altyapısı, yetkinlik gelişimi ve uygulama ölçeklendirme ihtiyacı öne çıkıyor.
Anıl Demir: AI dönüşümünün belirleyici unsuru insan
BCG Ortağı Anıl Demir rapora ilişkin değerlendirmesinde şöyle belirtti: “İK; şirketlerin AI dönüşümünde, dönüşümün hızını belirleyen bir kaldıraç. Yapay zekâdan gerçek ve sürdürülebilir değer yaratmak için şirketlerin pilot uygulamaların ötesine geçerek süreçlerini ve çalışma biçimlerini yeniden tasarlaması gerekiyor. Bunu mümkün kılan ise teknoloji ile birlikte doğru yetkinlikler, organizasyon genelinde güçlü bir benimseme ve insan odaklı yeni çalışma modelleri. İK’nın bu alanda üstleneceği rol, şirketlerin AI dönüşümünü hayata geçirmesinde kritik bir rol oynayacak.
Şirketler son yıllarda iş gücünü yenileme hedefi doğrultusunda yetenek yönetimini pozisyonlardan ziyade yetkinlikler etrafında yeniden kurgulamaya odaklanıyor. Araştırmaya göre şirketlerin yarısı, çalışanları mevcut yetkinlik profilleri ile gelecekteki rol gerekliliklerini eşleştirerek yetkinlik bazlı yerleştirme uyguluyor. Yapılandırılmış yeniden yetkinlik kazandırma (reskilling) programları yürüten şirketlerin oranı ise %48 seviyesinde kalıyor. Ancak organizasyon genelinde entegre bir yetkinlik mimarisini tamamen hayata geçirmiş şirketlerin oranı ise yalnızca %11. Türkiye bulguları da benzer bir tabloya işaret ediyor; yetkinlik geliştirme ve stratejik iş gücü planlaması yüksek öncelik alanları arasında yer alırken, uygulama kapasitesinin bu önceliği tam olarak desteklemesi için gelişim alanları bulunuyor.
Berna Öztınaz: ‘Yetkinlik mimarisi için daha disiplinli yaklaşımlara ihtiyaç var’
WFPMA Yönetim Kurulu Üyesi ve EAPM Yönetim Kurulu Başkanı Berna Öztınaz, rapor verilerine ilişkin değerlendirmesinde şunlara değindi:
“Küresel bulgular, insan kaynaklarının iş dünyasındaki stratejik etkisinin belirgin biçimde arttığını gösterirken, aynı zamanda uygulama tarafında önemli bir dönüşüm ihtiyacına da işaret ediyor. Yapay zekâ ve dijitalleşme yatırımları hız kazanırken, organizasyonların bu teknolojileri gerçek iş değerine dönüştürme kapasitesi henüz istenen seviyede değil. Özellikle veri temelli karar alma, yetkinlik mimarilerinin kurulması ve değişim yönetimi konularında kurumların daha bütüncül ve disiplinli yaklaşımlar geliştirmesi gerekiyor. Bu tablo, CHRO’ların yalnızca İK süreçlerini değil, organizasyonların geleceğini şekillendiren kritik liderler haline geldiğini açıkça ortaya koyuyor.”
Liderlerin %51’i İK’nın önündeki en büyük engelin idari iş yükü olduğunu düşünüyor
Araştırma, İK’nın stratejik rolünün güçlenmesine rağmen önemli bir uygulama zorluğuna da işaret ediyor. Küresel ölçekte liderlerin %51’i, İK’nın daha stratejik katkı sunmasının önündeki en büyük engelin idari iş yükü olduğunu belirtiyor. Türkiye’de ise İK’nın stratejik planlama süreçlerine erken aşamada dahil edildiğini belirtenlerin oranı %68 seviyesinde bulunuyor ve yöneticilerin %70’i İK’nın büyük dönüşüm programlarına liderlik edebileceğine inanıyor.
Rapor, CHRO’lar için dört temel önceliğe işaret ediyor: iş değeri yaratmak, yapay zekâ ve dijital dönüşüme liderlik etmek, iş gücü ve liderlik yetkinliklerini geliştirmek ve değişimi güçlü bir uygulama yaklaşımıyla kalıcı hale getirmek.
Raporun tamamına linkten ulaşabilirsiniz.
Basın İletişimi:
Proactive İletişim: Hande Uzun - hande@proactiveiletisim.com - 0538 791 26 38 / Ezgi Atabilen - ezgi@proactiveiletisim.com - 0506 870 65 60
Ayşe Dinçaslan Siviş – dincaslansivis.ayse@bcg.com - 0538 233 24 70
***
World Federation of People Management Associations (WFPMA)
WFPMA, 1976 yılında kurulmuş, dünya genelinde insan yönetimi alanındaki profesyonellerin gelişimini desteklemek ve mesleki etkinliğini artırmak amacıyla faaliyet gösteren küresel bir ağdır. Üyeleri ağırlıklı olarak bölgesel federasyonlardan oluşur ve bu federasyonlar, 90’dan fazla ulusal insan kaynakları derneğini kapsayarak 550.000’den fazla insan yönetimi profesyonelini temsil etmektedir.
PERYÖN
PERYÖN (Türkiye İnsan Yönetimi Derneği) Türkiye’de insan kaynakları alanında kurulmuş ilk ve öncü sivil toplum kuruluşu olmasının yanı sıra, 55 yıllık tarihiyle ülkemizin en köklü iş derneklerinden biridir. 'Şimdi ve gelecek için daha iyi bir çalışma hayatına liderlik etme' misyonuyla çalışan PERYÖN, 1979'dan bu yana Avrupa İnsan Yönetimi Birliği (EAPM) üyesidir. PERYÖN'ün çalışmaları üç şubesi ve iki temsilciliği ile Türkiye geneline yayılır.
Boston Consulting Group
Boston Consulting Group (BCG), dünya genelinde iş dünyası ve toplum liderleriyle çalışmakta; kurumların stratejik zorluklarını ele almalarına ve büyüme fırsatlarını hayata geçirmelerine destek olmaktadır. 1963 yılında kurulan BCG, iş stratejisi alanında öncü bir danışmanlık firması olarak faaliyet göstermektedir.
BCG, Türkiye’de faaliyet gösteren yerel ve uluslararası kurumlara; küresel bilgi birikimini Türkiye pazarının ihtiyaçlarıyla birleştirerek hizmet sunmaktadır. Firma, farklı sektör ve fonksiyonlardan uzmanlıklara sahip multidisipliner ekipleri aracılığıyla; yönetim danışmanlığı ve teknoloji alanında çözümler geliştirmektedir. BCG, müşterileriyle yakın iş birliği içinde çalışarak uzun vadeli ve uygulanabilir sonuçlar elde edilmesini hedeflemektedir.


