Atilla ÇİLİNGİR


10’LARIN İZLERİYLE TÜRKİYE (111)

10’LARIN İZLERİYLE TÜRKİYE (111)


..dünden devam

1980'Lİ YILLAR:

Mağosa'dan, Lefkoşa'ya giderken kullanılan yol; adanın aynı zamanda tahıl ambarıydı. 1974 Kıbrıs savaşlarının 2'nci harekâtında ele geçirdiğimiz bu verimli ovanın her karışı Rum'lar tarafından sulanabiliyordu. Çünkü onlar; bu verimli ovanın neredeyse her karışını, su kanallarıyla çevrelemişler, bu su kanallarını da; arazide açtıkları su kuyuları ve bu kuyulardan su çeken binlerce su motoruyla sulak hale getirmişler, adeta çöl misali bir ovayı, yemyeşil verimli bir vahaya çevirmişlerdi.

Ancak şimdi gördüğüm kadarıyla adanın tahıl ambarı olan 'Meserya Ovasının' tamamına yakın bir bölümü ekilmemişti! Yol boyunca, yıllar önce gördüğüm, tanıdığım köyleri birer, birer geride bıraktıkça; bu yerleşim bölgelerinde de, pek değişiklik olmadığını fark ettim!

Lefkoşa'ya giderek yaklaşıyordum, 'Haspolat Köyüne' 5 mil kalmıştı. 2'nci Harekât'ta hedefimiz olan Miamilya Köyü – Sanayi Bölgesini ele geçirmek için yapmış olduğumuz taarruz ve burada yaşadığımız çatışmalar, bir sinema şeridi gibi gözlerimin önünden geçmeye başlamıştı…

İşte nihayet Haspolat Köyü kavşağına gelmiştim. Bu kavşaktan, Sanayi bölgesine devam eden yolun hemen başına, 1974 yılında savaş sonrasında diktirmiş olduğum, 'Şehit Asteğmen Mehmet Özel Caddesi' levhası hala yerinde duruyordu. Ve köyün hemen girişinde, bizim için çok önemli olan aşağıdaki yazıyı yazdırmış olduğum levha da:

"Bayrakları bayrak yapan üstündeki kandır. Toprak, eğer uğrunda ölen varsa vatandır.", "Haspolat Köyü; Kahraman 230'ncu Motorlu Piyade Alayının, 2'nci Motorize Piyade Taburu Tarafından Ele Geçirilmiştir."

Tabur Komutanım rahmetli Burhan Kanıt Yarbayım ve ben; bu yazılı levhaların yazılması kararını vererek, o günün koşullarıyla bu yerlere koydurmamızın en önemli nedeni; o vatan topraklarını ele geçirirken seve, seve canını feda eden şehitlerimizin adının bu bölgelerde unutulmaması ve buralara verilmesi yönünde bir mesaj olsun istemiştik.

 Tıpkı, halen var olduğunu bildiğim 'Haspolat Köyü' içerisine yaptırdığım,'Şehitler Pınarı' ismini verdiğim çeşme gibi.

Bu çeşmeyi de o günün koşullarıyla yaptırmış ve üzerine 2'nci Taburun harekâtta şehit olan tüm kahramanlarını temsilen bir çeşme koydurmuştum. Hepsi nur içinde yatsınlar.

2'nci kez geldiğim adaya ineli saatler olmuştu ancak ben hala Lefkoşa'ya girememiştim. Ama bunca yaşanmış olayı barındıran, uğruna kan ve can verdiğimiz bu toprakların içinden, bir turist gibi öylesine geçip gidemezdim. Bu topraklar ki, savaşın içinde cehennemi yaşadığımız o kanlı günlerinde; bir ana gibi sarıp, sarmalamış mıydı bizleri? Gâvurun top ve havan mermisinden, Osmanlının hala ayak izlerini taşıyan bu topraklar korumuştu hepimizi.

Toprak anaya can borcumuz vardı buralarda…

Ve işte Lefkoşa…

Lefkoşa'ya, çeşitli partilere ait seçim sloganlarının yazılı afişlerinin asıldığı bir dönemde gelmiştim.

Meğerse 23 Haziran 1985'de K.K.T.C'de ilk kez milletvekili seçimleri yapılacakmış. 15 Kasım 1983'te yapılan halk oylaması ile K.K.T.C Anayasasını kabul eden bu kahraman halk, şimdide ilk genel seçimlerini yapacaktı.

Lefkoşa'nın, Küçükkaymaklı girişi, yıllar öncesine nazaran bir başka görünmüştü bana. Yeni, yeni apartman blokları yapılmış, Lefkoşa bu kesime doğru biraz daha gelişmişti. Gerçek o ki, 1974 ve sonrasında yaşanan olaylar, yıldırım hızıyla gelişmiş, bir daha dönüşü olmayan bir noktaya gelmişti. Çünkü bu topraklarda artık ayrı bir devlet vardı. Hem de bedeli, nice kahramanın kan ve canı ile ödenen… Lefkoşa'da yol aldıkça caddelere, sokaklara, harekâtta şehit düşen Mehmetçiklerimizin, Mücahitlerimizin isimlerinin verildiğini gördüm. Yol boyunca bazı duvarlara, (Özellikle Küçükkaymaklı mezarlığının duvarına…) seçim sloganları yazılmıştı, bu çok normaldi.

Ama öylesine bir duvar yazısına gözüm takıldı ki, aracımla birlikte olduğum yere mıhlanıp kaldım! Defalarca okudum bu yazıyı. Sanki o an, kafamdan aşağıya kaynar kazan bir su dökülmüştü! Her okuyuşumda, içimden bir şeylerin koparıldığını, çok derinlerden gelen bir sızının acısını hissettim.

"Faşist Ordu Dışarı..!"

Bu ne demekti? Acaba ben adanın yanlış tarafına, Rum kesimine mi geçmiştim? Bizler, bu topraklar uğruna yıllar önce bu kahraman halkla, mücahitlerimizle omuz, omuza savaşmamış mıydık?

devam edecek...