Mustafa BALBAY


CHP’ye çoklu yargı kıskacı!

CHP’ye çoklu yargı kıskacı!


 

2025 yılı boyunca gündeme ekonomi penceresinden bakanlar şunu söylüyordu:

 

- 2025 kayıp... Bütün umut 2026’da!

 

2026’nın ilk ayına ilişkin veriler şubat ortasında yayımlandı. En gerçekçi tahmin şu:

 

- 2026 da kayıp, bakalım 2027’ye yönelik bir umut yeşerecek mi?

 

Tablo böyle olunca iktidar siyaseti şuna çevirdi:

 

Muhalefet üzerine oyunlar!

 

Ekrem İmamoğlu’nu cumhurbaşkanı adayı yaptırmamak için yargının bütün kollarını çalıştırırken alternatif aday adaylarını da aşağı çekmenin senaryoları yazılıyor. Bu senaryolar bölüm bölüm sahneye konsa da henüz “bütün” ortaya çıkmadı!

 

Ne zaman çıkar?

 

İktidar kafasında seçim tarihini netleştirince!

 

Bütün çaba şu:

 

Seçim takvimi işlemeye başladığında CHP’nin kendini toparlayamayacak halde olması!

 

***

 

BEKLENTİLERİNİZİN ÖTESİNDE FIAT ULYSSEAradığınız konfor ve ferahlık Fiat Ulysse ile  Fiat Showroom’larında sizi bekliyor. Hemen Keşfet!Fiat

 

Genel girişin ardından ayrıntılara girelim...

 

Dün üç dava birden vardı:

 

- Silivri’de Aziz İhsan Aktaş davası kapsamında tutuksuz sanıklar dinlendi. Bu davanın yargılananları arasında CHP’li belediye başkanları ve bürokratlar var.

 

- CHP İstanbul İl Başkanı Özgür Çelik hakkındaki “31 Ocak 2025’te Çağlayan adliyesi önündeki gerginlik” davasına devam edildi. Duruşma 14 Eylül’e ertelendi.

 

- CHP’nin 38. olağan kurultayında delegelere baskı yapıldığına dair davanın üçüncü duruşması görüldü. Duruşma 1 Nisan’a ertelendi. Savcı mütalaasında bu davanın İBB davası ile birleştirilmesini istedi.

 

Sadece bu tablo bile CHP’nin genel başkan Özgür Özel’in tanımıyla yargı kolları tarafından nasıl bir kuşatma altında olduğunu gösteriyor.

 

Son anda bir değişiklik olmazsa 9 Mart’ta Ekrem İmamoğlu’nun 2500 yıl (iki bin beş yüz) hapis istemiyle “suç örgütü lideri” iddiasıyla yargılandığı dava başlayacak. İmamoğlu bunca günlük çalışması arasında bu davaya hazırlanıyor.

 

Diploma davasında da idare mahkemesiyle caza mahkemesi birbirlerinin kararını beklemişti. Şimdi de davalar tek tek ikna edici nitelikle olmadığı için birleştirme yöntemine gidiliyor.

 

Bu tabloda önümüzdeki aydan itibaren CHP’nin bugüne kadar olandan çok daha keskin bir yargı kıskacında olacağı anlaşılıyor.

 

Bunlar şu ana kadar süregelen dava ve soruşturmaların seyri. Bir de “başkent dedikoduları” var. Elbette şehir efsanesi de olabilir. Planlı bir psikolojik harekât olasılığını da hesaba katmak gerekir ama Ankara’da bayram sonrası konuşuluyor!

 

***

 

CHP, bu çok yönlü kıskaca karşı bugüne kadar sürdürdüğü mücadele ile daha fazla ilerleyemez. Yeni yöntemler gerekli.

 

Aslında bilinmeyen, yepyeni bir reçete de yok. Tek çıkış yolu şu:

 

Millette çoğalmak!

 

CHP, 90’ı aşan mitinglerle tabanını konsolide etti. Bu yetmez!

 

AKP tabanı dahil bütün kesimler CHP’nin kapsama alanı içinde olmalı. Geçen hafta, CHP’nin oy potansiyelini tarif ederken yüzde 60 demiştik. Bu halen anketlerden çıkan sonuç değil...

 

Ulaşabileceği potansiyel!