Cumhuriyet döneminde, genellikle ekonomik krizler yaşadık. Akabinde istikrar önlemleri devreye girdi. Söz gelimi 1994 krizi sonrasında 5 Nisan kararları alındı, 2001 krizinde İMF’nin güçlü ekonomiye geçiş programı devreye girdi.
Ekonomik kriz yanında, iki askeri darbe sırasında ekonomik istikrar sorunu yanında siyasi ve hukuki kriz yaşadık. Ama her iki darbe sonrası kısa sürede ülke seçime gitti.
Bugün ekonomide yüksek kırılganlık devam ediyor. Ancak diğer kriz yıllarından farklı olarak, siyaset aşırı gergin, bütün dünya ve özellikle AB yargı bağımsızlığı ve demokrasinin gidişatından endişe ediyor. Bu sorunlar AB yıllık raporlarında açık olarak yer alıyor.
2021 TL krizi başında, İMF’ ile işbirliği yaparak istikrar programı yapalım diyordum. Şimdi durum değişti, çözülmesi gereken, kurumsal devlet, kurumsal eğitim, hukukun üstünlüğü Yargı bağımsızlığı ve ekonomik ve sosyal yapısal sorunlar için İMF ve istikrar programı da yetmez.
Türkiye erken seçime gitmeli ve seçim sonrası kim gelirse gelsin, önce parlamenter sistem, sonra kamu reformu yapmalı. Hukukun üstünlüğü ve yargı bağımsızlığına uymalı ve ekonomik ve sosyal sorunlar için kalkınma planı yapmalıdır.
Neden kalkınma planı?
Planlama, öngörülen iktisadi ve sosyal hedeflere ulaşmak için, alternatif politikalar arasından seçim yapılmasıdır. Başka bir ifade ile bir ekonomide kaynakların etkin dağıtılması ve kullanılması için kullanılan bir tekniktir.
Kalkınma anlayışında, ekonomik büyüme yanında, giderek insan faktörü ve toplumsal refah ön plana çıkmıştır. Kalkınma planları ile hedefler şunlar olmalıdır;
- Yatırımların artması, üretim verimliliğinin yükselmesi, çevre şartlarının iyileştirilmesi,
- İnsana yapılan eğitim ve sağlık yatırımlarının talebe cevap verecek şekilde artması. Eğitim ve kültür düzeyinin ve yaşam standartlarının yükselmesi,
- Konut ve sosyal güvenlik hizmetlerinin yaygınlaştırılması,
- Yoksulluğun önlenmesi ve gelir dağılımında düzelme ile en düşük gelir elde edenlerinde insanca yaşadıkları bir yaşam standardı,
- İnsani değerlerin yükselmesi ve katılımcı demokrasi,
Öte yandan aynı planlama kapsamında, bölgesel kalkınmışlık farklılıklarını en aza indirmek için de devletin daha aktif olması gerekir. Geri bölgelerde yatırımları teşvik etmesi gerekir.
İnsangücü planlaması
Kalkınmanın önemli bir ayağı olarak, gelişmekte olan ülkelerde Eğitimde kaynakların etkin kullanılması, en yeteneklilerin eğitilmesi ve uzun dönemli insan gücü ihtiyaçları önde tutan bir eğitim politikasının olması gerekir.
Bir… Bir ekonomide katma değer yaratmada etkili olacak insan gücü yaratmada; eğitim yapacakların en geniş tabandan ve en yetenekli olanlar arasından seçilmesi gerekir. Yani eğitimde fırsat eşitliği, olmalıdır. Eğitimin paralı olduğu bir sistem içinde, fırsat eşitliği sağlanamaz.
İki… Zorunlu eğitim sırasında ve sonrasında, özellikle yükseköğrenimde insan gücü planlaması yapılmalı ve ihtiyaca, piyasa talebine göre eğitim yapılmalıdır. İnsan gücü planlaması ülkenin ihtiyacına göre, piyasanın talebine göre, kalite ve vasıfta insan yetiştirmektir… İşsiz kalmış bir insana yapılan yatırım, atıl bir yatırıma dönüşmüş olur. Bunun içindir ki eğitim planlaması siyasi ve ideolojik hedeflerden uzak tutulmalıdır.
Bunlar zor değil. Bütün sorun siyasette popülizmi kaldırıp, aklı öne almaktır.
