Sarp’ın İngilizce konuşması BG askerinin dikkatini çekmiş, sorularına karşılık aldığı cevaplar onu tatmin etmişti. Bir de kapıya gelen bu sivil, İngiliz üssünde çalıştığını söylüyordu. Cephe hattı ile ilgili önemli bilgileri olabilir düşüncesiyle:
• Biraz bekleyin. Görevli nöbetçi subay ile görüşmeliyim, dedi.
Aradan bir kaç dakika geçtikten sonra Sarp’a hitaben:
• Buyurun, komutan sizinle görüşecek, içeri girebilirsiniz.
Sarp, teşekkür ederek içeri girdi. Binanın merdivenlerinden çıktı, ona refakat eden nöbetçi subayının eşliğinde BG komutanın odasına geldi.
Bu arada Sarp’ın binaya girişini merakla izleyen Metin, araçtan inmiş eli yüreğinde komutanın gelmesini bekliyordu!
Sarp, kapıyı yavaşça tıklattıktan sonra içeriye girdi;
• BG komutanını selamladı. Bir ricam için sizi rahatsız ettim, dedi.
BG komutanı odasına giren bu genç adamı görür görmez tanımıştı!
Bu genç adam, BG Genel Karargâhında yapılan yılbaşı balosunda Sara ile dans eden Türk subayı idi. O da Sara ile birlikte baloyu tertipleyen subaylardan birisiydi. O gece ne Sara’nın yaşadığı heyecanı, ne de bu genç subayın o akşam ki cesaretini unutmuştu. Çünkü Sara balodan sonra yaşadığı ne varsa bu subay ile paylaşmıştı.
• Sizi tanıyorum! Siz yeni yıl balosunda Sara Üsteğmen ile dans eden Türk subayısınız. Sizi buraya yeniden getiren şey nedir? Lütfen benimle paylaşır mısınız?
Sarp da şaşırmış, BG komutanının söylediklerini dinliyordu. Sonra BG komutanına bir kez daha dikkatle baktı!
O gece yaşadıklarını göz önüne getirmeye çalıştı! Ancak BG Komutanı generalden başkasını hatırlayamamıştı. Ama o da karşısında duran BG subayını hatırlamış gibi yaparak:
• Hay Allah bir an sizi tanıyamadım! Lütfen kusura bakmayınız dedi. Sonra da sözü Sara’ya getirerek, onun nerede olduğunu öğrenmek için geldiğini söyledi.
BG Komutanı Sarp’ın söylediklerini dinledikten sonra, onu dikkatle süzdü! Sarp o kadar içten, o kadar samimi konuşmuştu ki! Aslında kullandığı her kelime Sara’yı ne kadar çok sevdiğini anlatıyordu…
BG Komutanı:
• Sara’nın nerede olduğunu bilmiyorum. Ama sizi çok iyi anlıyorum. Biliyorum ki onu çok seviyorsunuz. Bu sevgiye ancak saygı duyulur. Mademki, buraya kadar geldiniz, onu çok merak ediyorsunuz, sizin için onun nerede olduğunu öğreneceğim, dedi.
Sarp, hiç beklemediği bu cevap karşısında o kadar mutlu olmuştu ki! Ne yapacağını bilememenin şaşkınlığı içinde ‘’Çok teşekkür ederim, size minnettarım’’ diyebildi.
BG Komutanı:
• Siz bir süre burada kalınız, ben konuyu halledip, hemen döneceğim diyerek odadan çıktı.
Sarp’ın Sara’nın nerede olduğu bilgisini öğrenecek olması, onu bir pelte gibi yapmıştı. Eli, ayağı, tüm bedeni kesilmişçesine halsiz kalmış. Ne yapacağını bilmezcesine önündeki ilk koltuğa yığılıp kalmıştı…
Aradan yarım saat geçmişti ki, BG Komutanı odaya döndü. Yüzünde güleç bir ifade vardı. Sarp’a dönerek:
• Bugün sanırım en mutlu günlerinizden biri olacak. Çünkü Sara Üsteğmen’in hem nerede olduğunu öğrendim. Hem de ondan size hitaben yazılmış bir de mektup var. Ancak mektup size iletilememiş, dedi.
Sarp, kendisine söylenenler karşısında önce hiç tepki vermedi! Dili damağı kurumuş, sanki nefes dahi almıyordu! Sonrasında öyle bir sevinç çığlığı attı ki! BG karargâhı bu çığlıkla inledi…
BG komutanı, Sara’nın Avrupa’daki BM karargâhında Cenevre’de olduğunu söyledi. Ayrıca Cenevre’deki BM karargâhının telefon numarasını da verdi. Ve Sara’dan gelen mektubu da uzattığında Sarp’ın mutluluk gözyaşları adeta sel olmuş, yüzü sevinç pırıltılarıyla dolmuştu.
Gerçek şuydu ki, yine aşkın gücü kazanmıştı. BG komutanı istese Sarp’ı kabul etmez içeri dahi almazdı!
Ama şans, bu defa da Sarp ile Sara’nın aşkından yana olmuş, bu büyük sevdanın yarım kalmasına razı olmamıştı!
Devamı yarın
