İnsanlık akıl tutulması yaşıyor. Freedom House, siyasi özgürlükler endeksine göre;

Economist Intelligence Unit’in Demokrasi Endeksi 2024 raporunda, küresel ortalama puanın 5.17 ile “on yılların en düşük” seviyelerine indiği belirtiliyor.
Bugün, Trump, Putin ve diktatörler , insanlığın geleceği için risk oluşturdu.
Trump: kurumları zorlayan popülizm, kutuplaşma, “tek adamın iradesi” retoriği, hukukun/uzlaşının değersizleşmesini temsil ediyor. Birkaç örnek ;
Medya için Amerikan halkının düşmanı dedi. 2016 da her sorunu yalnızca ben çözerim dedi.
Hukuk alanında; 2016 yılında Siyasi rakibe “hapse atarım / özel savcı getiririm” şeklinde tehdit etmişti.
Trump, bir konuşmasında Anayasa’nın II. maddesine atıfla başkanın “do whatever I want” (istediğimi yaparım) türü bir yetkisi olduğunu belirten bir konuşma yaptı .
Basını “halkın düşmanı” gibi olarak ilan etti. (2017)
Putin: Savaşın normalleşmesi, yayılmacı güvenlik siyaseti, muhalefetin bastırılması, kalıcı kriz halini temsil ediyor. İktidarda kalmak için, dünya barışını tehdit ediyor.
2022 de başlayan Ukrayna’ya karşı topyekûn saldırıyı “özel askerî operasyon” diye adlandırdı. Savaşı “olağan bir devlet faaliyeti” olarak görüyor.
Güvenlik gerekçesi ile yayılmacı politika izliyor. Birçok komşu ülkede hak iddia ediyor ve vesayet kurmak istiyor.
Muhalifler liderlerini ve muhalifleri hapse attırdı. Söz gelimi Navalnıy hareketi “aşırılıkçı” ilan edildi ve mahkum ettirdi.
2015 yılında yasa çıkararak, Sivil toplum örgütlerini “İstenmeyen örgütler” olarak belirledi ve bu kurumların birçoğu kapatıldı veya cezalandırıldı.
Diktatörlük: korku, sansür, siyasi tutsaklar, göstermelik seçimler, bağımsız yargının çökmesi demektir. Diktatörler “Güçlü lider istikrar getirir” anlayışını empoze ettiler. Ama bugün insanlar, Tüm dünyada yaşananlar bu anlayışın yanlış olduğunu yaşayarak gördü. Dünyada mutluluk oranının düşmesi diktatörlerle paralel arttı.
Sonuç: Aslında Dünyanın sorunu; diktatörleri yaratan siyasal kültür, kurumların zayıflamasıdır. Bu nedenle 2026 yılının insanlığın;