Prof.Dr.Nurullah AYDIN
Tarih: 24.01.2026 22:57
Hayal Kırıklığı Yaşayanlar, Yaşatanlar
T E K R A R
- babameraba
- Toplumda; kırgınlar, dargınlar, küskünler artıyor. İnandığın güvendiğin çok yakınında olanlarca arkadan hançerlenirsin.
- Adaletli olduğuna inandığın insanlardan beklemediğin adaletsizlik görürsün.
- Haklı olduğuna bildiğin halde haksızlığa maruz kalırsın.
- Samimi arkadaşınızın bir hareket sizi incitebilir ve üzebilir.
- Öğretmeniniz yaptığınız ödevi beğenmemiştir ve sizi sınıftaki arkadaşlarınızın önünde azarlayabilir.
- Anneniz, babanız veya kardeşleriniz sizin yapılmasını beğenmediğiniz bir hareketi size yapabilirler ve sizin kalbinizi kırabilirler.
- Bu şekilde ki olayları istediğiniz kadar artırabilirsiniz…
- Size yanlış yapanlara kızarsınız. Belki siz de onlara aynı hareketi yapmak istersiniz.
- Ama en azından kalbinizde ki kırgınlık sebebiyle onlara darılır, küsersiniz.
- Var mı böyle kendisine küstüğünüz insanlar?
- Onları görünce kendilerine selam vermiyor, konuşmuyor musunuz?
- Peki, bu şekilde davranışınız ne kadar sürecektir, hiç düşündünüz mü?
- Belki onlar, ellerinde olmadan size böyle bir söz söylemiş veya böyle bir harekette bulunmuşlardır? Ne biliyorsunuz?
- Veya onlar yaptıkları şeyin sizin iyiliğinize olacağını zannetmişlerdir ama siz o harekete kırılmışsınızdır, olamaz mı yani? O halde…
- Güzel iki düşüncenin ters hareketleri
- Bir hikaye:
- Bir yolcu atı ile birlikte yolculuk yaparken, su içebileceği, elini yüzünü yıkayabileceği ve bir müddet oturup dinlenebileceği bir subaşına gelir.
- Atını bağlayacağı, terden ıslanan elbiselerini kurutabileceği bir askılık yer arar, fakat bulmaz. Kendi kendine;
- “Burası, niçin bir yolcunu ihtiyaçları için hazırlanmamış, acaba?” diye düşünür.
- Hemen yakında ki bir ağaçtan ucu çatallı bir dal keser, diğer ucunu sivrilterek onu bir kazık haline getirir ve subaşında uygun bir yere çakar.
- “Gelen geçen yolcular buraya hayvanlarını bağlasınlar” der ve biraz dinlendikten sonra oradan ayrılır.
- Aradan bir müddet zaman geçer. Aynı subaşına bu sefer bir başka yolcu gelir. Su içmek için suyun kaynağına yönelmişken, bir evvelki yolcunun çaktığı kazığı görmez. Ayağı kazığa takılır ve düşer.
- Yere düşünce canı yanan adam;
- “Bu kazığı da buraya kim çakmış? Ben düştüm ama başkaları da düşebilir” diye düşünerek kazığı oradan söker ve uzak bir yere atar.
- Gördünüz mü sevgili okuyucular,
- Her iki yolcu da iyi ve güzel duygularla birbirlerine ters iki hareket yaptılar.
- Biri oraya kazık çaktı, diğeri de onu oradan sökerek attı.
- Her iki insan da böyle güzel düşüncelerinden ve düşüncelerini uyguladıklarından dolayı tebrike ve takdire layık değiller midir?
- Dargın kalma süresi
- Biz de bize yapılan hareketlerin görünen yüzünü incelediğimiz kadar görünmeyen yüzünü yani bu söz ve hareketin ne amaçla yapılmış olabileceğini düşünmemiz gerekmez mi?
- Biz üzen şeylerin mutlaka bir iyi niyet taşıyan yönünü bulabiliriz. O zaman da o insana karşı dargın kalmamızın manasız olmaz mı?
- Kaldı ki biz belki kardeşiz, belki komşu, akraba veya arkadaşız. Ölümlüyüz. Aynı vatan da yaşıyoruz. Sevinçlerimiz, üzüntülerimiz çoğu zaman aynı sebeplere dayanmaktadır.
- O halde uzun süre dargın durmamız aramızda aşılması zor engeller çıkarabilir ve bizler birbirimizden ayrıldığımız için millet olarak gücümüz zayıflar. Bu da düşmanlarımızın işine gelmez mi?
- Üç günden fazla küs durulması doğru değildir. Bu aradığımız ölçüdür.
- Siz de öyle yapın.
- Kendisine küs olduğunuz insanlara üç günden fazla küsmeyin ve barışın.
- Barışmak için ilk hareketi yapanın da değerinin çok yüksek olduğunu bilin.
- Adaletli olun. Haydi, göreyim sizi…
- GÜNÜN SÖZÜ: Gönülleri kazan ki, fazla zarar görmeyesin
Orjinal Köşe Yazısına Git
— KÖŞE YAZISI SONU —