Konuk YAZAR

Tarih: 29.08.2025 00:15

“Suriye’nin istikrarı” mı dediniz?

Facebook Twitter Linked-in

Milli Savunma Bakanlığı haftalık basın bilgilendirme toplantısında, Suriye'deki son duruma ilişkin sorulara verilen cevap aynen şöyle:

“Türkiye, Suriye'nin toprak bütünlüğünü ve egemenliğini koruyan, bölücü unsurlara geçit vermeyen merkezi bir yönetim modeliyle istikrara kavuşacağına inanmaktadır. Suriye hükümeti ülkedeki her türlü etnik ve mezhepsel gruba eşit mesafede yaklaşma niyetiyle çalışmalarını sürdürmektedir. Suriye'nin istikrarı, Türkiye'nin güvenliğiyle doğrudan bağlantılıdır ve bu doğrultuda atılan her adım bölge barışına katkı sağlamaktadır. 13 Ağustos 2025 tarihinde Suriye ile imzalanan 'Ortak Eğitim ve Danışmanlık Mutabakat Muhtırası' çerçevesinde, Suriye Silahlı Kuvvetlerinin kapasitesini artırmaya yönelik eğitim ve danışmanlık faaliyetleri devam etmektedir. Bu kapsamda, Suriye'nin talepleri doğrultusunda kurulması planlanan eğitim merkezleriyle ilgili olarak Türkiye gereken katkıyı sağlayacaktır. Türkiye, Suriye hükümetinin kendi birlik ve bütünlüğünü korumak için alacağı her türlü tedbire destek verecektir.”

***

Bu açıklama üzerine hemen herkesin aklına gelmesi gereken sorular var...

*Suriye'nin istikrarı, Türkiye'nin güvenliğiyle doğrudan bağlantılı” ise Türkiye, Suriye’nin istikrarını neden bozdu?

*Suriye’nin iç savaşa sürüklenmesi, kimin planıdır?

*AKP iktidarı, Suriye muhalifi denilen ama gerçekte çoğunluğu Suriyeli olmayan, Selefi teröristlerin Türkiye üzerinden Suriye’ye geçmesine, Irak ve Suriye’de ABD-İngiltere ve İsrail organizasyonuyla IŞİD adı altında eyleme geçmesine neden izin verdi?

*AKP iktidarı, Suriye muhalifleri denilen insanlara neden ABD’nin eğit-donat programıyla silahlı eğitim ve lojistik destek verdi?

*AKP iktidarı, IŞİD’den kopma El Nusra örgütüne neden silah verdi? (Bunu açıklayan halen AKP milletvekili olan Tuğrul Türkeş’tir.)

*AKP iktidarı, El Nusra’dan kopma HTŞ örgütünü, Rusya’nın bütün uyarılarına rağmen ABD talebiyle İdlib’de neden koruma altına aldı, sonra da HTŞ liderinin Suriye yönetimine el koymasına neden izin verdi?

*AKP iktidarı, ABD’nin, Suriye’nin kuzeyinde, PYD/YPG’yi Suriye Demokratik Güçleri adı altında örgütlemesine ve on binlerce TIR dolusu silah vererek burada bir ordu kurmasına ve bu orduyu, “bölgedeki kara kuvvetlerimiz” diyecek kadar şımartmasına neden yol verdi?

*AKP iktidarı, Suriye’nin kuzeyindeki yerleşik halkın, ev baskınları ile korkutularak Türkiye’ye sürülmesine ve milyonlarca insanın Türkiye’nin dört bir tarafına dağılmasına neden izin verdi?

*AKP iktidarı, ABD Afganistan’ı Taliban’a terk edince, Afgan ordusunun tamamının İran’ı geçerek, sınırlardan kaçak olarak Türkiye’ye girmesine neden izin verdi?

*Sorular çoğaltılabilir... Meselâ, “Tayyip Erdoğan 2010 yılında, Toronto’daki toplantıda NATO’yu Kandil Bölgesi’nin kontrolü için neden göreve çağırdı?” diye sorulabilir... Erdoğan’ın aynı çağrıyı Suriye için de yaptığı hatırlatılabilir...

*Yine 2016 yılında! Başbakan Ahmet Davutoğlu’nun “NATO Savunma Bakanları Toplantısı’nda, Suriye’den gelen mülteci akını konusunda NATO’nun da devreye girmesi için Almanya ile birlikte, bunu bir gündem maddesi olarak NATO’ya tavsiye edecek ve özellikle de NATO’nun da izleme, gözetleme mekanizmalarının sınırda ve Ege’de etkin şekilde kullanılması için ortak çaba sarf edeceğiz” demesi hatırlatılabilir!

*“Tayyip Erdoğan, Suriye krizi, başlamadan önce mayın temizleme gerekçesiyle, Türkiye-Suriye sınırını 49 yılığına İsrail şirketine neden vermek istedi?” diye sorulabilir...

-Erdoğan’ın “Burada İzak çalışmayacak, Hasan çalışacak, Ahmet, Mehmet çalışacak. ‘Efendim siz bunu peşkeş çekiyorsunuz, çünkü George..’ Ya kardeşim bırak George olsun, gelsin yatırım yapsın. Buraya fabrikayı kurduğu zaman buradan gitse fabrikayı alıp da mı gidecek. Adam burada çalışacak kimi yanında istihdam edecek Ahmet, Mehmet, Fatma, Ayşe’yi. Onlara istihdam sağlayacak ve pazarı hazır burada” dediği hatırlatılabilir.

*Yani İzak veya George gelip Türkiye-Suriye sınırına yerleşecek, Ahmet, Mehmet, Fatma, Ayşe’yi çalıştıracaktı!

*Tayyip Erdoğan’ın, 2009 Mayıs ayında mayın temizleme kanunu konusunda konuşurken neden "Yıllarca bu ülkede bir şeyler yapıldı. Farklı etnik kimlikte olanlar ülkemizden kovuldu. Acaba kazandık mı? Bunların üzerinde durarak bir düşünmek lâzım... Ama aklıselim ile bunların üzerinde düşünülmedi. Bu aslında faşizan bir yaklaşımın neticesiydi" dediği sorulabilir!

***

Suriye’nin istikrarını, dolayısıyla Türkiye’nin güvenliğini, ABD, İngiltere ve İsrail ile birlikte AKP iktidarının bozduğu çok nettir.

Milli Savunma Bakanlığı’nın, bütün bu olan bitenlerden sonra “Suriye'nin istikrarı, Türkiye'nin güvenliğiyle doğrudan bağlantılıdır” demesini bir itiraf mı saymalıyız? Ne saymalıyız?

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Arslan BUULUT(Yeniçağ)


Orjinal Köşe Yazısına Git
— KÖŞE YAZISI SONU —