Ama uzun zamandan beri hiç bu kadar mutlu olmamıştı. Bu mutluluğun belli bir nedeni de yoktu! Onu bu kadar mutlu eden şey ne olabilir diye düşündü, düşündü! Ancak şu an için bu durumuna verecek bir cevap bulamadı. Kısa bir süre burada oyalandıktan sonra yeniden aracına bindi, Lefkoşa’ya doğru hareket etti.
Lefkoşa onun için çok özel bir yerdi. Çünkü hayatını adadığı erkeği ile burada tanışmış, ona burada veda etmişti. Sarp’a veda edeli neredeyse beş yıl olmuştu! Beş uzun yıl… Bu uzun sürede onunla sadece bir kez, o da telefon ile görüşebilmiş; o görüşme sonrasında onu sadece rüyalarında görebilmişti.
Adaya yerleştiğinden beri Lefkoşa’ya ilk kez geliyordu. Çünkü burada yaşadığı anılar aklına geldikçe canı çok yanıyor, Sarp’ı gördüğü ilk günü, o yılbaşı balosunda yaşadığı dakikaları hatırladıkça sevdiği adamın özlemi onu yeniden yakıp, kavuruyordu…
Uzun zamandan beri Lefkoşa’ya bu nedenle gelmek istememişti. Ama bugün onun buraya gelmesinin nedeni, çalıştığı turistik otelin yönetim kurulu başkanı ile büyük bir banka yönetimin yapacağı toplantıya onun da katılması gerekiyordu, onun için gelmek zorunda kalmıştı. Toplantı biter, bitmez hiç beklemeden Girne’ye dönecekti…
Sara’nın toplantısı üç saat kadar sürdü. Toplantı sonrasında çalıştığı otelin yönetim kurulu üyeleriyle birlikte Lefkoşa’daki Saray otelin restoranında güzel bir öğle yemeği yediler.
O dönemde Türk bölgesinde en güzel yemekler bu otelin restoranında yeniyordu. Yemek sonrası hep birlikte kahvelerini yudumlarlarken, otelin yönetim kurul başkanı Sara’ya dönerek;
- Sara kızım, otelimizde göreve başlayalı bir yıldan fazla bir zaman oldu. Başta ben olmak üzere, tüm yönetim kurul üyeleri senin çalışmandan son derece memnunuz.
Aslında bugün sana söyleyeceklerimi, bir sonraki toplantımızda açıklayacaktım ama bugün banka yönetimi ile yaptığımız toplantının çok güzel geçmesini de dikkate alarak, sana vereceğimiz şu güzel haberi bugün açıklamak istedim…
Sara çalıştığı otelin en büyük hissedarının yapmış olduğu bu konuşmadan çok etkilenmiş, büyük bir şaşkınlık içindeydi. Yönetim kurul başkanı konuşmasına devam etti:
- Saracığım yönetim kurulumuzun aldığı kararla seni bugünden itibaren otelimizin genel müdürlüğü görevine getiriyoruz. Ayrıca o güzel kızının tüm okul masraflarını da biz karşılayacağız.
Sara, şaşkınlığından adeta dilini yutmuştu! Birkaç kez yutkundu!
- Beni böylesine gurur verici bir göreve getirdiğiniz için sizlere çok teşekkür ediyorum. Bundan sonrasında daha çok çalışıp, otelimizi adanın en çok tercih edilen oteli yapmanın gayretinde olacağım, diyebildi…
Yemekte bulunan herkes Sara’yı içtenlikle alkışlayarak, başarı diledi. Sara için her şey daha da güzelleşmişti. ‘’Bu sabah içimi dolduran o güzel duygular demek ki, böylesine güzel bir haberin müjdecisiymiş’’ diye düşündü…
Sara hiç beklemediği bu terfi sonrasında öylesine mutlu olmuştu ki, bu güzel haberi Girne’ye döner dönmez Metin ve Ayşe ile paylaşmalı, onları Girne yat limanındaki o güzel bir restorana davet ederek kutlamalıydılar.
Sara, yemek sonrasında yönetim kurulu üyelerine bir kez daha teşekkür ederek Girne’ye hareket etti. Öylesine neşeliydi ki, yol boyunca şarkılar söyledi.
Çevresinde görebildiği her şeye, baharın her güzelliğine ayrı, ayrı teşekkür etti, selam gönderdi. Boğaz bölgesini geçip de Girne’nin o çarpıcı görüntüsü karşısına çıkınca:
- Yüce Tanrım, sana yalvarıyorum; bu mutluluğuma en kısa zamanda Sarp’ı da, canımdan çok sevdiğim o güzel yürekli adamı da ortak et, diye bağırdı…
Bu feryadını o kadar içten haykırmıştı ki!
Sara, bu duasının Beşparmak Dağlarının her yanında yankılandıktan sonra Toroslara kadar uzandığını hissetti! İnşallah o da duymuştur diye söylendi…
Sara, yeni görevinin mutluluğu yaşarken…
Devamı yarın