Atilla ÇİLİNGİR

Tarih: 12.07.2023 17:06

Gece Yarısı Güneşi - 56

Facebook Twitter Linked-in

• Ne demiştin Metin?

Metin:

• Sarp ile nasıl buluşabileceğinizi söylüyordum. Biliyorsun ki, şu anda adadaki gergin ortam nedeniyle Türk birliklerinde izinler kalkmış durumda.

Sarp, senin yakın bir süre sonra adadan ayrılacağını öğrenecek olursa, hiç tereddüt etmeden birliğinden firar edip seni görmeye gelecektir!

Sara, Metin’in bu cevabı karşısında ne diyeceğini bilememişti! Ama sevdiği adamı görmeden, onunla bir kez daha birlikte olmadan adadan ayrılmayacaktı. Sonu ne olursa olsun mutlaka Sarp’ı görecekti.

Sara’nın aklı bu soruna takılmıştı! Dalgın bir şekilde Metin’e baktı:

• Tamam, o zaman. Sen döndüğünde benim bir ay içinde adadan ayrılacağımı Sarp’a hiç söyleme. Ben ne yapıp edip, Sarp’ı görmek için Girne’ye geleceğim.

Hatta telefonla senin taksi durağını arayıp, geleceğim günü de sana bildiririm. Ama sen Sarp’a söylemezsin. Geleceğim gün ona da sürpriz olur.

Her ikisi de bu konuda anlaşmış, Sara adadan dönmeden önce sevdiği adamı bir kez daha görecek olmanın hayalini şimdiden kurmaya başlamıştı bile…

Metin, Sara’ya veda ederek, yanından ayrıldı. Sara bu kısa görüşme sırasında Sarp’a verilmek üzere bir de kısa mektup yazmıştı.

Metin, aracına binerken avucuna sıkıştırılan bu mektuba baktı! ‘’Umarım bu sevdalılar birbirlerinden hiç ayrılmazlar’’ diye dua etti. Çünkü o böylesine büyük bir aşkın tek tanığı idi…

Aracını hareket ettiren Metin, bir buçuk saatlik bir yolculuktan sonra Girne’ye gelmişti. Hiçbir yere uğramadan doğruca Sarp üsteğmenin birliğine gitti.

Aracını giriş kapısın hemen yanındaki araç parkına bıraktıktan sonra, kapı nöbetçisine Sarp üsteğmeni görmek istediğini söyledi.

Kısa bir süre sonra Sarp Metin’in yanına gelmiş onun anlattıklarını dinliyordu:

• Sarp kardeşim, Sara yengeyi gördüm. Beni görünce çok sevindi. Haliyle gözleri seni aradı. Ama ben durumu izah edince rahatladı. Uzun, uzun seni sordu. Seni anlattırdı. Gönderdiğin mektubu da bir solukta okudu. Sana da bu mektubu gönderdi. Yanından ayrılırken en kısa zamanda seni görmeye geleceğini de iletmemi istedi.

Metin’in anlattıklarını dikkatle dinleyen Sarp, en çok da Sara’nın kendisini görmeye Girne’ye gelecek olmasına sevinmişti.

Bu sırada Metin;

Anlattıklarının yanında anlatamadığı o önemli konuyu da düşündüğünde ürperti ile irkildi! İçinden gelen bir ses ‘’Ya Sara, Sarp’ı görmeye gelemezse, birbirlerini göremeden adadan ayrılırsa!’’ dediğinde; elinde olmadan ‘’Olmaz öyle şey!’’ diye mırıldandı…

Sarp, Metin’in bu söylemini duymuş! ‘’Ne olmaz Metin?’’ diye sormuştu bile…

Metin:

• Bir şey değil be kardeş! Başka bir şey düşünürdüm de ondan dedim. Diyerek konuyu kapatmak istedi…

Metin bir süre daha Sarp’ın yanında kaldıktan sonra müsaade isteyerek oradan ayrıldı. İki arkadaş, en kısa zamanda görüşmek üzere veda ettiler.

Sarp, Metin’i yolcu ettikten sonra Sara’nın gönderdiği mektubu açarak okumaya başladı. Okuduğu her cümle Sarp’ı öylesine memnun etmiş olacak ki, neşe içinde; ‘’Ben de seni çok seviyorum aşkım, seni hiçbir zaman yalnız bırakmayacağım’’, dedi.

Günler öylesine çabuk geçiyordu ki!

Sarp, Sara’dan gelen haberi alalı neredeyse 20 gün olmuştu… Bu arada adanın havası da değişmiş, yaz mevsimin ilk günleri sıcak havasını da beraberinde getirmişti…   

Sarp, o sabah içinde tuhaf bir hisle uyanmış, kalbi sıkışacak gibiydi. Kabı, kabına sığmıyordu! Sanki kötü bir haber alacak gibi içinde büyük bir sıkıntı vardı! Üzerindeki bu kötümserliği dağıtmak adına o muhteşem villada Sara ile geçirdiği güzel günleri düşünmeye çalıştı.

Bir ara zihnini bu güzel anılarla oyaladı ancak çok geçmeden içindeki sıkıntı daha da büyüdü!

Devamı yarın


Orjinal Köşe Yazısına Git
— KÖŞE YAZISI SONU —