Atilla ÇİLİNGİR

Tarih: 27.07.2023 03:09

Gece Yarısı Güneşi - 71

Facebook Twitter Linked-in

Bu sorular arasında bocalayan Vera, en nihayetinde kararını verdi! Doktoru arayarak, Sara’nın döndüğü haberini verecekti.  Bildiği kadar Dr. Henry’nin de Sara’ya olan ilgisi devam ediyor olmalıydı.

Çünkü pek çok kere Vera’yı arayan Dr. Henry, her defasında Sara’yı sormuş, Sara eve döndüğünde onunla birlikte olacağı bir akşam yemeği için davet talebini iletmişti.

Anne Vera, bu talebe oldukça samimi yaklaşmış, Sara döner dönmez bu daveti kendisine ileteceği cevabını vermişti.

Ancak şimdi bu konuyu Sara’ya nasıl açacaktı?

Bir akşamüzeri Vera’nın ev telefonu çaldı! Telefonun ucunda Dr. Henry vardı:

• Mrs. Vera merhaba. Ben Dr. Henry. Bu sabah evden çıkarken bahçenizde genç güzel bir hanım gördüm. Dikkatimi çekti, sakın o Sara olmasın?

Vera:

• Merhaba Dr. Henry. Evet, gördüğünüz genç hanım, kızım Sara’ydı. Cenevre’den yeni geldi. Artık bu evde birlikte yaşayacağız.

Dr. Henry, bu cevaptan çok mutlu olmuşçasına:

• Oooo! Çok sevindim. Eğer bir sakıncası yoksa yarın akşamüstü ziyaretinize gelebilir miyim acaba? Diye sorduğunda, dünyalar Vera’nın olmuştu:

• Tabii ki, çok seviniriz Dr. Henry. Yarın akşamüstü çayına sizi bekliyor olacağız diye, cevapladı.

Vera; Dr. Henry’nin yapacağı bu ziyaret ile hem Sara’yı, hem de bebek Kaipuu’yu görmesini istemişti. Eğer Dr. Henry’nin Sara’ya olan ilgisi hala devam ediyorsa, bu ilgi sevgisiyle de birleşirse bebek Kaipuu’yu da kabul edecektir diye düşünmüştü…

Bu konuşmalardan haberi olmayan Sara odasına çıkmış, bebek Kaipuu’ya hem yemek yediriyor, hem de onunla konuşuyordu: ‘’Biliyorum ki, babanı sen de merak ediyorsun! Sabredelim prensesim, babacığının yakında bizi bulacağına olan inancım tam. Haydi, uyu bakalım şimdi. Rüyanda babacığını gör güzel kızım’’, diye fısıldadı…

BEŞİNCİ BÖLÜM

Temmuz ayının yakıcı sıcağıyla birlikte ortak NATO kuvvetlerinin Akdeniz’de yapacağı tatbikatın başlayacağı gün gelmiş, bu tatbikata katılacak ülkeleri temsil eden subayların tanışmaları için iki gün öncesinde NATO binasında bir tanışma kokteyli düzenlenmişti. Sarp Üsteğmen de bu kokteyle katılacak subaylar arasındaydı…

Kokteylin verileceği gün Sarp erkenden uyandı. Hala gece gördüğü rüyanın etkisi altındaydı. Rüyasında Sara’yı görmüştü. ‘’Sara çiçeklerle donatılmış güzel bir bahçenin içindeydi.

Ama yalnız da değildi! Yüzü seçilemeyen güzel bir kız çocuğunu kucağına almış, elleriyle onu okşuyordu!’’ Sarp, Sara’nın kucağındaki çocuğun ne anlama geldiğini bir türlü adlandıramamıştı! Yoksa bir çocuğu mu olmuştu?

Ama böyle bir şey olsa Sara en son görüşmelerinde bu müjdeli haberi mutlaka verirdi. Bu düşünceler arasında bocalayan Sarp, kokteylde giyeceği kıyafeti seçti. Bu akşamki kokteylde çok şık olmalıydı. Çünkü gördüğü kadarıyla tatbikata katılacak subaylar arasında en genç olanı oydu. Kaldı ki o, Türk Silahlı Kuvvetlerini temsil edecekti.

Böylesi bir gecede giymek için yanında getirdiği açık renkli gök mavisi renkli keten bir elbisesi vardı.

Onu seçti. İçine giyeceği beyaz ipek gömleğine takacağı kanarya sarısı renginde kravat, çok yakışacaktı. Elbisesinin yakasına ise Sara’nın yeni yıl balosunda hediye ettiği kır çiçeği figürünü takacaktı. Banyosunu yaptıktan sonra seçtiği kıyafeti giydi. Aynanın karşısına geçerek dikkatle kendisini inceledi. Oldukça yakışıklı bir görünüşü vardı. Ama bu görüntünün tek eksiği Sara’nın yanında olmayışıydı…

Sarp Üsteğmen kokteyl salonuna biraz erken gelerek, kokteyle katılacaklar arasında Barış Gücünü temsilen bir görevli olacak mıydı? Ona bakacaktı! Salon yavaş yavaş dolmaya başlamış, tatbikata katılacak ülkeleri temsilen gelenler salona dizilen masaların etrafına doluşmaya başlamışlardı.

Devamı yarın


Orjinal Köşe Yazısına Git
— KÖŞE YAZISI SONU —