CHP Genel Başkan Yardımcısı Deniz Yavuzyılmaz, AKP'nin İstanbul Boğazı'ndaki köprüleri ve 7 otoyolu özelleştirme planını bir mesajla açıkladı. Yavuzyılmaz, planı “AKP’nin vatanı parsel parsel satmak konusundaki başyapıtı” olarak nitelendirdi.
Yavuzyılmaz'ın paylaştığı Karayolları Genel Müdürlüğü verilerine göre söz konusu köprü ve otoyolların kamunun elinde kalması durumunda 25 yıllık net kârı 15 milyar dolar olacak.
Özelleştirme gerçekleşirse, araç geçiş ücretlerine ortalama yüzde 232 zam gelecek ve bu durumda 25 yıllık kâr 48,45 milyar dolara çıkacak.
Cumhurşyet’in haberine göre 48,45 milyar dolarlık toplam tutardan 15 milyar dolarının seçim öncesi kamuya gelir olarak tahsil edileceğini, geriye kalan 33,45 milyar doların ise ihaleyi kazanacak yandaş şirketlere “peşkeş çekileceğini” belirten Yavuzyılmaz, bu durumu “86 milyon vatandaşı ve gelecek nesilleri birlikte soymak” olarak nitelendirdi.
Yavuzyılmaz'ın mesajına göre özelleştirilmesi planlanan 2 boğaz köprüsü ve 7 otoyol şöyle: 15 Temmuz Şehitler Köprüsü, Fatih Sultan Mehmet Köprüsü, KGM Anadolu Otoyolu, KGM Avrupa Otoyolu, İzmir-Çeşme Otoyolu, İzmir-Aydın Otoyolu, Niğde-Mersin-Adana Otoyolu, Adana-Gaziantep Otoyolu, Gaziantep-Şanlıurfa Otoyolu.
***
İBB Meclisi'nde AKP Grup Başkanvekili Faruk Gökkuş, eleştiriler üzerine “Evet, köprüleri özelleştireceğiz. Bizim benimsediğimiz ekonomik anlayış budur.” dedi.
Köprülerin ve otoyolların satılması planı, bana Tayyip Erdoğan'ın ilk olarak 2016 yılı sonunda, Dolar yükselince "Tulumbada su kalmadı. Tulumbayla su koymak lazım" demesini hatırlattı. Erdoğan, halkın dolarlarını bozdurmasını da istemişti.
Erdoğan aynı sözü sonraki yıllarda da tekrar etmiş, bu arada 54 bin kamu lojmanı satışa çıkarılmıştı. Gerçi tulumba taşıma suyla değil, rezerv suyla çalışır; su varsa tulumbayla çekersiniz, su yoksa bir kuyu açıp oraya su pompalamak ve üstüne bir tulumba koymak, taşıma su ile değirmen döndürmek gibidir.
Ekonominin kanı paradır. Devletin kanı ise Hazine'de tutulur. Halk, birikimlerini ya dövize ya altına çevirir ya da gayrimenkule yatırır. Borsadan tahvil ya da hisse senedi almak da tercih edilebilir...
2016 yılında itibaren halkın parasını bozdurması ve yastık altı altınlarını, bankalara yatırması istendiğinde Eski Hazine Müsteşarı Mahfi Eğilmez, "Bir günde bir ülkenin parası yüzde 25 değer kaybeder mi? Ediyor. Türkiye'nin batmasına engel olan tek şey yastık altı varlıkları. Türkiye''de toplam kayıtsız 500 milyar dolar altın ve döviz olduğu tahmin ediliyor" demişti.
Bu sebeple, "Bu durumda yastık altı rezervini sisteme katmaya çalışmak, 'Halkın hiçbir ekonomik dayanağı kalmasın, Türklerin direnci tamamen kırılsın' diye uğraşmak anlamına gelmez mi?" diye sormuştum.
İktidar, 2021 yılında da Merkez Bankası'ndaki 128 milyar doları buharlaştırdıktan sonra, acil döviz ihtiyacı doğunca, bankadaki döviz hesabını Türk Lirası'na çevirenlere, “bir defalığına” kur farkı garantisi vermiş, bu da parası olanları daha da zengin etmiş ama enflasyonu kontrolden çıkarmıştı.
Aslında buharlaşan para sadece 128 milyar dolar değildi, ihalelerden komisyon adı altında alınıp havuzda toplanan yüz milyarlarca dolarlık rüşvet paraları, Katar, Singapur ve Malezya'ya kaçırıldı. Ekonomiye güven kalmayınca tekstil sektörü Mısır'a ve Balkanlara taşındı... Yılda 40 milyar dolar da sanal kumar yoluyla yurt dışına aktarıldı.
***
Doğru Parti Kurucu Genel Başkanı Rifat Serdaroğlu'nun tespitlerine göre "AKP iktidarı Suriye'de; El-Bab, Afrin, Azez ve Cerablus'ta 100 bin bahçeli konut başta olmak, sağlık tesisleri ve okul kalemlerinde, 60 milyar dolarlık yaptı, 20 milyar dolar da idari hizmetlere harcadı. Türkiye'deki sığınmacılar için de Erdoğan'ın verdiği bilgiye göre 40 milyar Dolar harcandı... Askeri giderlerle birlikte Suriye için toplam 175 milyar Dolar harcandı."
Bu arada, İran ile yapılan yıllık 60-70 milyar dolarlık altın ticareti de ABD'nin baskısıyla sıfırlandı.
Tabii, yap işlet devret projelerine akıtılan milyarlarca doları da unutmamak gerekir.
Tulumbadaki su, yani ekonominin damarlarında dolaşan kan böyle bitti.
Şimdi 89 milyar dolarlık özelleştirmeden sonra köprüleri ve otoyolların 25 yıllık gelirini, bir ihalede satacaklar, yani altın yumurtlayan tavukları kesecekler.
Merak ediyorum; "AKP yol yabdı" diyenler şimdi "AKP yol sattı" mı diyecek?
Arslan BULUT(Yeniçağ)