Semra DOST

Tarih: 30.11.2025 18:36

Okumak ve Bir Meslek Sahibi Olmak

Facebook Twitter Linked-in

 

Eskiden çocuklar okumak ister, fakat birçok aile için hayatın gerçekleri daha ağır basardı. Ailenin geçim derdi, çocukların bir an önce çalışarak ev ekonomisine katkıda bulunmalarını zorunlu kılardı. Bu nedenle meslek okullarına gitmek yerine, çocuklar genellikle ilgi duydukları bir iş kolunda çırak olarak çalışmaya başlar, zamanla ustalarının yanında mesleği öğrenirlerdi.

Her ne kadar işin içinde pişerek yetişmek, yani “ameli” olarak öğrenmek daha sağlam bir eğitim sunsa da, toplumda okuyarak meslek sahibi olmak her zaman daha geçerli sayılırdı. Çünkü mektep veya medrese görmüş, diploması olan bir meslek erbabının iş bulması daha kolaydı.

 

Bugün ise tablo oldukça farklı. Ülkenin dört bir yanı meslek okullarıyla dolmuş durumda; buna rağmen gençlerde mesleklere karşı ciddi bir ilgisizlik olduğu dikkat çekiyor. Anne babalara bu ilgisizliğin nedenini sorduğunuzda, “Okuyup meslek sahibi olsa bile nerede çalışacak?” cevabını alıyorsunuz. Ebeveynlerin bu karamsarlığı ne yazık ki gençlerin düşüncelerine de yansımış durumda.

Gençler de Türkiye’de sanayinin giderek küçüldüğünü, özellikle tekstil başta olmak üzere birçok sanayi kolunun Mısır, Bulgaristan ve benzeri komşu ülkelere kaydığını dile getiriyorlar. Üretimin dışarıya taşınması, nitelikli iş gücüne olan talebi azaltırken gençlerin gelecek kaygısını daha da derinleştiriyor.

 

Oysa Türkiye’nin bu gidişata teslim olma lüksü yok. Bu ülkenin yeniden üretim gücünü artırması, gençlere umut veren bir ekonomik zemin hazırlaması gerekiyor. Meslek eğitimi, bir ülkenin ayakta durmasının temel taşlarından biridir. Sanayi gelişmeden, meslek erbabı yetişmeden, nitelikli iş gücü oluşturulmadan ne ekonomik büyüme sağlanabilir ne de gençlere sağlam bir gelecek sunulabilir.

 

Bugün ihtiyacımız olan şey, toplum olarak yeniden silkelenmek ve el birliğiyle bu kötü gidişi tersine çevirmek. Çünkü biz durdukça, bizimle aynı şartlara sahip ülkeler bile giderek bizden uzaklaşıyor.

Türkiye’nin potansiyeli var; gençlerin enerjisi, çalışkanlığı ve zekâsı var. Eksik olan ise bu potansiyeli doğru yönlendirecek kararlılık ve sürdürülebilir bir üretim politikasıdır.

 

Meslek eğitiminin itibarı yeniden yükseltilmeli, gençlerin emeklerinin karşılığını alabilecekleri, üretimin değer gördüğü bir Türkiye yeniden inşa edilmelidir. Başka çaremiz yok


Orjinal Köşe Yazısına Git
— KÖŞE YAZISI SONU —